Atatürk Onur Anıtı’nın Hikayesi

AtaturkOnurAnitininHikayesi

“Samsun’un simgesi sayılan bronz Atatürk Heykeli, Samsun halkı tarafından Avusturyalı heykeltraş H. Kriphel’e yaptırılmıştır.”

OzelHaberOnur Anıtı ile ilgili hepimizin bildiği hikaye bundan öteye pek geçmez. Ama o muhteşem anıtın ihtişamına ve değerine yakışan muhteşem de bir hikayesi var.

Heykelin yapımına nasıl karar verildi?
Taslaklar nasıl oluşturuldu?
Nasıl hazırlandı?
Samsun’a nasıl getirildi?
Açılışı ne zaman, nasıl yapıldı, kimler katıldı?
Kaidesinin ve anıtın yüklendiği anlamlar nelerdir?
Onu eşsiz ve muhteşem kılan özellikleri hangileridir?

İşte, belki de çok azımızın gördüğü tarihi ve şimdiki resimleri eşliğinde, çoğumuzun bilmediği “Onur Anıtı Belgeseli”

* BU BELGESELİN DERLEMESİ haydisamsun.org TARAFINDAN YAPILMIŞ OLUP İZİNSİZ KULLANILMASI YASAKTIR !

(1) Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak basarak başŸlattığŸı Milli Mücadele’nin sembolü Onur Anıtı, Samsun halkının Atatürk için kendi aralarında para toplayarak Avusturalyalı heykeltıraşŸ Heinrich Krippel‘e yaptırdığŸı, kaide ile birlikte 8,85 metre olan bir anıttır.
(2) Türkiye Cumhuriyetinin 1923’te kurulmasından sonra ülkede ulusal bilincin pekiştirilmesi ve yeni bir devlet anlayışının yerleştirilmesi amacıyla büyük kentlerin meydanlarına anıtların dikilmesi gündeme gelir.
(3) Atatürk heykeli fikrini ilk ortaya atan Konya Belediye Reisi Kazım Bey’dir. Konya şehrine dikilecek Atatürk Heykeli için Kazım Bey, Atatürk’ten izin alır.
(4) Bu fikirle başlayan heyecan ile diğer bazı heykellerin de yapılması kararlaştırılır. O tarihlerde bu heykelleri yapacak Türk sanatçılar olmadığından ilk Cumhuriyet anıtları için Avrupa’da bazı sanatçılar ile ilişkiye geçilir.
(5) Anlaşma sağlanan heykellerin bir çoğunu gerçekleştiren iki heykeltraş Avusturyalı Heinrich Klippel ve İtalyan Pietro Canonica’dır.
(6) Sanatçı Heinrich Krippel 1. dünya savaşına topçu subay olarak katıldı. 1925 yılında Atatürk anıtları yaptırılmak amacı ile Türk Hükümeti’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelir. 1938’e kadar on üç yıl Türkiye’de kalarak Atatürk heykelleri gerçekleştirir.
(7) Atatürk, sanatçıyı köşkte misafir ederek hazırlayacağı tüm heykeller için kendisine poz vermiştir.
(8) Krippel bu heykel ve anıtların ön çalışmaları ve taslaklarını Türkiye’de hazırlamıştır. Bu taslaklardan tasarlanarak hazırlanan heykel kalıpları sanatçının Viyana’daki atölyesinde üretilmiş ve Viyana Birleşik Maden işletmelerinde bronza dökülmüştür.
(9) 32 parça son ayarlar ve temizlikleri ve rötuşları yapılmak üzere yola çıkarılmadan önce monte edilmiş, kontrol edilmiş ve sonra tekrar sökülerek taşınmak üzere 32 adet sandığa konulmuştur.
(10) Heykelin sandıkları, Hamburg’dan hareket eden Alman "Dusche Levant Linie" Kumpanyasının Nicea vapuru ile taşınarak, 15 Ekim (Teşrin-i Sani)1931 Pazar günü, Samsun limanına getirilmiştir.
(11) Ancak sandıklar hava muhalefeti nedeniyle 17 Ekim Salı günü gemiden indirilebilmiştir. Heinrich Krippel de Samsun’a heykel ile birlikte aynı vapur ile gelmiş, Park Oteli’ne yerleşmiştir.
(12) Yerel Tarih Gurubu'nun, heykelin Gazi Parkına yerleştirilmesinin 80. yılı nedeniyle açtığı sergide yayınlanan fotoğraflar arasında Avusturya'lı ünlü heykeltraş Heinrich Krippel tarafından yapılan anıtın, baş kaidesinin taşınırken çekilen görüntüleri de yer aldı.
(13) Viyana'da bir döküm atölyesinde çekilen fotoğraf karesinde ise Atatürk Anıtı önünde yer alan kişiler arasında Krippel de bulunuyor.
(14) Onur Anıtı yapılmadan önce Hükümet Konağı ve önündeki Parkın görünümü. Parkın içerisinde görünen yuvarlak boş alan daha sonra Anıtın yapılacağı yerdir.
(15) Heykelin daha önceden inşaatı tamamlanan kaidesi üzerine monte edilmesi sırasında, bizzat Krippel ve Viyanalı bir mühendis olan Mayer ile birlikte görev almıştır.
(16) Hükümet Konağı ve önündeki Parkın Anıt açıldıktan sonraki görünümü
(17) Atatürk Onur Anıtı (1940)
(18) Anıtın açılış töreni için başlangıçta İnönü Zaferi’nin yıl dönümü olan 10 Ocak günü düşünülmüş ancak bazı hazırlıkların yetişmemesi üzerine açılış töreni, 15 Ocak (Kanun-i Sani) 1932 Cuma günü, büyük bir kalabalığın katılımıyla gerçekleşmiştir.

Saat 14’e yaklaşırken Tokat’tan gelen askeri bando marşlar çalarak tören alanına gelmiş, ardından askeri kıta, jandarma, polisler, mektepliler, esnaf cemiyeti mensupları, şehirde yaşayan yabancılar, konsoloslar, sınai ve mali müessese mensupları, civar kasabalardan gelen halk ve Samsun halkı anıtın etrafında yerlerini almıştır.
(19) Bando tarafından çalınan İstiklal Marşı’nın ardından, anıtın önünde yapılan kürsü’den Reis-i Cumhur ve Başvekil tarafından gönderilen telgraflar okunmuştur:

"Salim Bey, Samsun Valisi Muhterem Samsun Halkının şahsıma karşı besledikleri asıl duyguların kıymetli bir tezahürünü bildiren telgrafınızdan pek mütehassıs oldum. Teşekkür muhabbet ve selamlarımın halka arzını rica ederim."

Reis-i Cumhur Gazi Mustafa Kemal
(20) "Salim Bey, Samsun Valisi Büyük Gazi’nin heykellerinin rakz-ı münasebetiyle vatanı seven Samsun Halkının gösterdiği asil ve necip duygularla teşekkür ederim. Efendim."

Başvekil İsmet
(21) Telgrafların okunmasının ardından kürsüye çıkan Samsun Valisi (1931-32) Mehmet Salim Gündoğan, bir konuşma yapmıştır:

"Muhterem Efendiler.

Halaskar Reis-i cumhurumuz Mustafa Kemal Hazretleri Türklerin o büyük kahramanı aziz yurdumuzu düşman ellerinden, sevgili milletimizi esaret zincirlerinden kurtardı.

Onun azminden, dehasından doğan zaferler sayesinde bugün hür, müstakil olarak yaşıyoruz.

Hayatımızı da, hürriyetimizi de o azimkar kumandana, onun fedakar silah arkadaşlarına borçluyuz. Sahamet sahralarında, büyük savaşlarda daima kazanan o muzaffer kumandan, İnkılap sahnelerinin de kahramanıdır. O, kudretli bir inkılapçı, yaratıcı bir devlet müessisidir. Yarattığı inkılaplarla milletimizi hakikatin nurlarına, medeniyetin, refahın ışıklı ufuklarına ulaştırdı. Çürümüş Padişahlar idaresinin enkazı üzerine mukaddes cumhuriyetimizi kurdu. Büyük Gazimiz gibi kurtarıcı, yaratıcı bir devlet müessisini tarih kayıt etmemiştir.
(22) "Efendiler, o tarihinde fevkine çıkmış bir dahidir. O tek başına bir tarihtir. Şanlı, zaferler tarihidir. Onun büyüklüğünü bilmeyen bir fert, onun muhabbeti ile çarpmayan bir kalp yoktur.

Onun yaşadığı ebediyyen yaşayacağı yer sevgili milletinin kalp yoktur. Onun yaşadığı ebediyyen yaşayacağı yer sevgili milletinin kalp kahıdır."
(23) "Büyük Gazi'nin, Samsun’umuzun gümüşlü sahillerine ayak bastıkları gün Türk mukadderatının dönüm noktasıdır. O mesut günden itibaren Türk tarihi için yeni bir sahife açılmış, karanlık ufuklarımızda ümit, zafer güneşleri doğmuştu.

Samsun Vilayeti’nin muhterem halkı bu mukaddes gününün hatıratını yaşatmak, onu ebedileştirmek için büyük halaskarına karşı kalplerinden taşan muhabbetin timsali olan bu heykeli rakz ettiler.

Bu eser Türkün azmini, damarlarındaki asil kanda mevcut kuvveti, cevheri ifade eden büyük halaskarımızın timsalidir. Kalplerde yaşayan muhabbetin bu mücessem timsalidir."
(24) "Kalplerde yaşayan muhabbetin bu mücessem timsalini Samsun, ebediyen sinesinde saklayacaktır. Huzurunda hürmetle eğildiğimiz büyük müncimizin timsali açmak şerefine mazhariyetle mübahiyim. Yaşasın, halaskarımız, Yaşasın Millet ve Ordu"
(25) Vali Mehmet Salim Gündoğan, yaptığı bu konuşmanın ardından heykele sarılı örtüyü tutan kurdeleyi kesmiş ve heykelin açılışını yapmıştır.
(26) Daha sonra, Halk Fırkası adına Samsun Gazetesi Başyazarı Ethem Veysi Bey, Samsun Şehri adına Kefeli Muhittin Bey, Meclis-i Umumi adına Havzalı Zübeyiroğlu Fuat Bey, Belediye adına Muhittin Bey konuşmuşlar, Maarif Müdürü Cemal Gültekin’in konuşmasının ardından da son olarak kürsüye heykeltraş Henrich Krippel çıkarak Almanca bir konuşma yapmış, konuşmayı halka Ekrem Rüştü (Akömer) Bey tercüme etmiştir.
(27) Krippel bu konuşmasında:

"...gururlu bir şekilde batıya ve çok uzaklara dikilen bakışları azim dolu gözleriyle, şahlanan atın üzerinde Atatürk dimdik bir şekilde oturuyor.

Bu oturuşta korkusuzluk, kolun kılıca uzanışında ise Türklüğün gücü vardır"

demiştir.
(28) Açılışın yapıldığı günün gecesinde saat 21:30’da, Heinrich Krippel onuruna Tütün İnhisarlar Fabrikası’nda bir ziyafet verilmiş, ziyafete Vali, Fırka Kumandanı, Erkan-ı Harp Reisi ve Samsun’un ileri gelenleri katılmıştır.
(29) Krippel’in umumi vekili Ekrem Rüştü Bey ile heykeli Hamburg’dan Samsun’a kadar ücretsiz olarak nakleden Dusche Levant Linie Kumpanyası’nın Samsun Acentası M. Markolisi de davetliler arasında yer almıştır.
(30) Ziyafet sırasında da tekrar bir konuşma yapan Heinrich Krippel, Samsun’lulara karşı duyduğu samimi ve içten duygularını dile getirmiş ve teşekkür etmiştir.
(31) Anıtın kaidesi 20.000 TL’ye, Heykel ise 80.000 TL’ye mal olmuş ve Anıtın tüm masrafları Samsun halkı tarafından karşılanmıştır.
(32) Anıt, dikdörtgen prizma şeklinde mermer kaplamalı bir kaidenin üzerinde Atatürk’ü, mareşal üniforması ile şaha kalkmış bir at üzerinde betimleyen bronz bir heykelden oluşmuştur. Gazi, sol eliyle atın dizginlerini tutarken, sağ eliyle de manevra kemerinin ucunda asılı olan kılıcının kabzasını kavramış çekmek üzere görülüyordur.
(33) Gövdesinin üst bölümü atın hareketinin tersine sağa yönelmiş ve yüzü batıya bakmaktaydı. Üzerindeki üniforma beden hareketini belirleyecek şekilde vücudunu sarmış, şaha kalkmış ve kuyruğu yere değen atın hareketi, ileri doğru atılma hırsını belirginleştirmişti.
(34) Onur Anıtı’ndaki heykel tüm Atatürk Heykelleri arasında devingenliğiyle öne çıkmıştı. Bu durum, atın gövdesi ile Gazi’nin bedenlerinin ters taraflara yöneltilmesi ve atın arka ayakları ve kuyruğu üzerinde şaha kalkmış dengeli duruşuyla belirginleşmişti.
(35) Şaha kalkmış olan at bir meydan okumaya, ileriye atılmaya hazır olan halkı temsil ederken, Gazi’nin atı dizginlemeye çalışan hareketi ise, bağımsızlık için sabırsızlanmış ulusu soğukkanlılığa çağırmasını ve hakimiyeti de güç ve becerisinin ifadesiydi.
(36) Anıtın kaidesinin sağ yüzünde sivri kemerli bir niş içerisindeki bronz kabartma levhada Mustafa Kemal Atatürk’ün çok da onaylamayacağı bir biçimde, Mareşal kıyafetiyle dimdik duan ve "tek adam" olarak betimlenen Gazi Mustafa Kemal ve ellerine sarılmış ve çömelmiş şükranlarını sunan Samsunlular betimlenmiştir.
(37) Kaidenin sol tarafındaki yine niş içerisinde yer alan kabartma bronz levhada ise karaya yanaşmış bir kayık ve bu kayıktan sahile cephane taşıyan halk betimlenmişti.
(38) Kaidenin ön yüzündeki bronz levha üzerinde, "Vatanda milli Mücadeleye Başlamak için Gazi 19 Mayıs 1335-1919 tarihinde Samsun’a Çıktı" yazarken, arka yüzdeki bronz levhada ise, "Bu Heykel Samsun Vilayet Halkı Tarafından 29 Birinci Teşrin 1931 Tarihinde Dikildi." ifadesi yer almıştı.
(39) Onur Anıtı’ndaki at üzerindeki Gazi Heykeli bir çok kaynağa göre dünyadaki en dengeli ve iyi "şaha kalkmış at üzerindeki süvari heykeli" ünvanını, kuyruğu yere değdiği için (dengeyi sağlayabilmek için heykeltraş yükü iki arka ayakla beraber kuyruğa da dağıtarak üç noktadan sağlamaya çalıştığından) kaybetmiş, en dengeli ve iyi ikinci süvarili şaha kalkmış at heykeli olarak anılagelmiştir.
(40) En dengeli ve iyi olarak kabul edilen birinci "şaha kalkmış at üzerindeki süvari heykeli" ise, Alman-Avusturya’lı heykeltraş Anton Dominik Fernkorn’un (1813-1878) 1859’da yapmış olduğu ve 21 Mayıs 1860’da Viyana’da Hofburg Sarayı önündeki "Kahramanlar Meydanı"nda (Heldenplatz) açılışı yapılan Arşidük Charles heykelidir.
(41) Kaynaklar:
- "Cumhuriyet Dönemi Anıt Heykelleri", Yrd. Doç. Dr. Kıvanç Osma, Ankara 2003
- "Atatürk Heykelleri- Kült, Estetik, Siyaset" Aylin Tekiner, İstanbul 2010, İletişim Yayınları
- www.bakisarisakal.com / "Onur Anıtı Açılma Töreni", "Samsun Hükümet Konağı"